
Kır zincirlerini

ZÜMRÜDÜANKA EFSANESİ
Mitolojide, frekansı en yüksek olan, isimleri ‘Simurg’, ‘Phoenix’, ‘Anka’ olarak bilinen efsanevi bir kuştur. Frekansı en yüksek olan bu kuşun Kaf Dağı’nda ‘Bilgi Ağacı’nda yaşadığına inanılır.
Her şeyin öz bilgisine sahip olan ve bu öz bilgi ile dönüştürerek şifalandıran, insanın kendi bilgeliği olduğunu anlatır.
Efsaneye göre diğer tüm kuşlar, sorunlarından ve yüklerinden özgürleşebilmek için Zümrüdüanka’nın yardımını ister. Kendilerine bir tek onun yardım edebileceğine inanırlar. Bu sebeple onun yanına gitmek için yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta ona varabilmek için pek çok zorlu yolu aşmaları gerekmektedir. Bunlar; hırstan arınmak, kıskançlık girdabından kurtulmak, bağımlılıklarından vazgeçmek gibi nefsani tuzaklarla dolu yollardır. Kuşlardan bazıları bu zorluklara dayanamayıp geri dönerken, bazıları sahip oldukları şaşaalı yaşamlarını ya da korkularını veya büyüklendikleri şeyleri bırakamayıp yolculuktan vazgeçerler. Yolculuğa gittikçe sayıları azalarak devam eden kuşlar, Zümrüdüanka’nın yanına vardıklarında sadece 30 tane kuş olarak kaldıklarını görürler. Zümrüdüanka’nın anlamlarından bir diğeri de ’30 Kuş’tur. Bu 30 kuşun, Zümrüdüanka olan kendilerini anlattığını idrak ederler.
Zümrüdüanka mitolojik, efsanevi bir kuştur. Hikâyesinin ana teması; içimizdeki bilgedir. Kendini arayan insanın gerektiğinde kendini psikolojik olarak öldürüp bu kez içindeki bilgelikle bilinçli bir şekilde yeniden var etmesini anlatır.
Uyanış, farkındalık, bilinç sıçrayışı, dönüşümün gerekli oluşunun vaktinin geldiğini fark ederek eskiyi (eski düzeni, eski kalıpları, eski inanışları, eski bakış açılarını, eski bağımlılıkları, eski davranışları vb; yani büsbütün kendini) kendi alevleriyle yakıp yepyeni bir ‘ben’ olarak yeniden doğmaktır Zümrüdüanka.
Bir insanın hem kendisi hem de tüm insanlık için hakkaniyetli bir tekâmül sürecinde olabilmesi adına bilinçaltının ve nefsin, insanı aşağıya çeken prangalarından kendini kurtarmasıdır. “İçindeki bilgeye ulaşmak için tüm yanlışlardan arın. İyiliği ve güzelliği, bolluk ve bereketi sadece kendin için değil, herkes için iste ve bu yolda doğru davranışlarda ol.” der. Uzaklarda (umutsuzluk ve başkalarından beklenti) aradığımız her ne ise onun kendi içimizde olduğuna işaret eder.
Astrolojide Akrep burcunun semboliğidir. Bir Akrep ölümden kaçamayacağını anlarsa kendini öldürür. Yaşamaya devam etmek istiyorsa kendini yenileyerek (değiştirerek) yeniden var eder; tıpkı Zümrüdüanka gibi. Böylece eskiye ait tüm zaaflarını, korkularını geride bırakır ve kendine yenilenmiş bir saf bilinçle yepyeni bir yaşam yaratır. Bu da bize mecazi olarak Zümrüdüanka’nın bile isteye cehennem ateşinde (kendini yakar Zümrüdüanka) kül olduktan sonra cennete (saf bir bilince) geçtiğini anlatır.

Peki, buna nefsi zihinli kaç insan cesaret edebilir; korkularına rağmen, umutsuzluğuna rağmen, beklentileri karşılanmamasına rağmen, zaaflarına rağmen… kaç insan yaşamındaki yanlışlara ‘dur’ demek, bakış açısını değiştirmek, gücünü kendinden almaya başlamak, bilinçli aklıyla doğru ve iyi olanı düşünmek ve yapmak üzere duygularını yönetmek… için bir Zümrüdüanka olmaya gönüllü olabilir?
Herkes bir Zümrüdüanka’dır; ya kendi seçimiyle ya da hayatın onun için seçmesiyle. Ben Zümrüdüanka efsanesini astrolojide Plüto enerjisine benzetiyorum (Plüto da Akrep burcunun gezegenidir) çünkü kişi farkında olur kendini dönüştürmeye başlarsa da bir yıkım (cehennem = Zümrüdüanka ateşi) yapması gerekecektir, farkında olmazsa ya da farkında olup seçmezse bu kez hayat (kader), kişiyi dönüştürmek adına yıkımı başlatacaktır. Her şekilde cennete giden yolda cehennem ateşinden geçmekten söz edilmektedir ancak tercih edilen elbette bu yıkımı kişinin kendisi için kendisinin tercih etmesi ve dönüşümü başlatmasıdır zira kader devreye girdiğinde çok daha zor olacaktır; kişinin elinden tüm yanlışları zorla alacaktır.
Zümrüdüanka, aydınlanmayı anlattığından karanlıktan çıkıp ışığa kavuşmaktır. Bu açıdan;
-
Bilinçaltımızı
-
Erken çocukluğumuzu
-
Var olan zaaflarımızı, maddi manevi kıtlık bilincimizi, korkularımızı… ifade eder. Bunları kendi irademizle seçip dönüştürmek üzere doğru adımları atarak Zümrüdüanka olabiliriz. Böylece özümüzde saf ve doğru bir bilge olarak yaşamanın ruhsal huzurunda bir yaşam sürebiliriz.
-
Tüm yanlışlardan, zaaflardan ve korkulardan arınmak ve tazelenmiş, yenilenmiş bir yaşam sürmek için küllerinizden yeniden doğdunuz bir Zümrüdüanka olmanızı dilerim…
